• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Trafik kazası nedeniyle tazminat, vekalet ücreti

0 oy

 

4. Hukuk Dairesi 2003/6129 E., 2003/11675 K.

  • TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT
  • VEKALET ÜCRETİ

 

"İçtihat Metni"

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
Esas Karar
2003/6129 2003/11675

YARGITAY İLAMI

MAHKEMESİ :Sincanlı Asliye Hukuk Mahkemesi 
TARİHİ :22/10/2002
NOSU :2000/131-2002/214

Davacı-karşı davalı Sinan vekili Avukat tarafından, davalı-karşı davacı Filiz vd. aleyhine 4/8/2000 ve 28/8/2000 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı Sinan vekili ile davalı-karşı davacılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı Filiz'in tüm, davacı-karşı davalı Sinan ile davacılar Elif ve Melek'in aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 
2-Davacı Sinan'ın diğer temyiz itirazlarına gelince; 
a)Davacı Sinan yurt dışında işçi olup, Türkiye'de yıllık iznini kullanırken meydana gelen trafik kazası sonucu kendisine ait yabancı plakalı aracın hurdaya çıkması nedeniyle araç bedeli olarak 10.000 Alman Markı'nın tazminini istemiştir. Gümrük Müsteşarlığı'na yazılan yazıya verilen cevapta, trafik kazasının meydana geldiği 1/8/1999 tarihi itibariyle aracın CİF değerinin 2.582.000.000 TL, 1 Alman Markı'nın da 236.893 TL, bu kur üzerinden aracın CİF değerinin 10.940 Alman Markı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda adı geçen davacının araç bedeli konusundaki istemiyle bağlı kalınarak aracın değerinin 10.000 Alman Markı olarak kabulüyle tazminatın kapsamı belirlenerek, kararın infaz tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmolunması gerekirken araç bedeli konusunda yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 
b)Karşı davacı Filiz'in araç hasarı ve tedavi giderine ilişkin istemlerinin bir bölümü reddolunduğuna göre, reddolunan miktar üzerinden, kendisini yargılamada avukatla temsil ettiren davacı Sinan yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücretine hükmolunması gerekirken adı geçen yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması da doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 

3-Davacılar Elif ve Melek'in temyiz itirazlarına gelince; adı geçenler davalı olan ve davaya karşı verdiği cevap dilekçesiyle karşı dava açan Filiz'in yanında, eylemden zarar görmeleri nedeniyle tazminat istediklerine, bu dilekçe ve istemleri için harç da verdiklerine göre, dilekçede karşı davacı olarak nitelenmeleri doğru değildir. Çünkü adı geçenlere karşı bir dava açılmamıştır. Şu halde Elif ve Melek davacı olarak nitelendirilmeli ve adı geçenlerin istemleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde, Filiz'in cevap dilekçesinde davacı sıfatıyla dava açmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Sinan yararına, (3) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı Elif ve Melek yararına BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 14/10/2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi. 


KARŞI OY YAZISI

Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinin 1. fıkrasına göre "mevzuu para olan borç memleket parası ile ödenir". Taraflar arasında sözleşme varsa bu kuralın dışına çıkılabilir. Maddedeki kural kamu düzeni ile ilgili olduğu için her aşamada ve talep olmasa bile gözönünde bulunacak hususlardandır. 
Davaya konu uyuşmazlığın hukuki dayanağı sözleşme değil haksız fiildir. Zarara sebep olan olayda kaybedilen malın olay tarihindeki değeri zararın tazmininde esas alınmalıdır. Dava konusu edilen malın yabancı para ile alınmış olması veya yurt içinde imal edilmiş bulunması etkili değildir. Aslolan olay tarihindeki değeridir. Kaideten istek Türk parası esas alınarak yapılmalıdır. Eğer davacı Türk parası dışında bir para üzerinden istekte bulunmuşsa, bu paranın istek tarihindeki kur üzerinden karşılığı tesbit edilerek, HUMK.nun 74. maddesine uygun talep miktarı belirlendikten sonra yargılama yapılarak, sonuçta, gene Türk parası üzerinden karar verilmesi gerekir. HGK.nun 19.2.2001 gün 2001/19-17 esas, 2001/151 karar sayılı kararında da bu görüş aynen uygulanmıştır. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan tahsil tarihindeki yabancı paranın karşılığının tahsiline karar verilmek üzere bozma yapılması uygun olmamıştır. 
Bu nedenle bozma kararının, ilgili bölümüne katılamıyorum. 14/10/2003 

24, Temmuz, 2011 Editor tarafından soruldu
...