• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

0 oy

 

11. Ceza Dairesi 2002/5154 E., 2002/6950 K.

  • DOLANDIRICILIK
  • ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK
  • TEKERRÜR NEDENİYLE PARA CEZASINDA ARTIRIM

"ÖZET"

KAMU DAVASI SANIĞIN, MAĞDURUN BORCUNDAN DOLAYI BABASINDAN TAHSİL ETTİĞİ PARAYA KARŞILIK SAHTE ÖZEL BELGE VERMEK SURETİYLE DOLANDIRICILIK FİİLİNDEN AÇILMIŞ İSE DE, FİİLİN ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNU OLUŞTURDUĞU GÖZETİLMEDEN, DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN MAHKUMİYET HÜKMÜ KURULMASI YASAYA AYKIRIDIR. ÖNCEKİ CEZANIN HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZA OLDUĞU GÖZETİLEREK, TEKERRÜR NEDENİYLE PARA CEZASINDA YAPILACAK ARTIRIMIN, 647 SAYILI YASANIN 4. MADDESİNE GÖRE DEĞİL, AYNI YASANIN 5. MADDESİNİN 6 VE 9. FIKRALARINDAKİ DEĞER ESAS ALINARAK YAPILMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLMEDEN F AZLA PARA CEZASI HÜKMOLUNMASI DOĞRU DEĞİLDİR. 

"İçtihat Metni"

Dolandırıcılık suçundan sanık Yeter'in yapılan yargılanması sonunda: TCK.nun 503/1, 522, 59 ve 81. maddeleri gereğince 1 yıl 25 gün hapis ve 492.999.444-TL. ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair (Doğanhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.4.2000 gün ve 1999/94 Esas, 2000/29 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 12.3.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- Kamu davasının sanığının, mağdur Süleyman'ın borcundan dolayı babası İsmail'den tahsil ettiği paraya karşılık sahte özel belge vermek suretiyle dolandırıcılık fiilinden açıldığı, bu fiilin TCK.nun 345. maddesindeki suç tipine uygun özel belgede sahtecilik suçu olarak belirdiği, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, sanığın, mağdur Süleyman'a karşı borcu olduğunu ve ödemesi gerektiğine ilişkin sözlü isteğinin suç olarak nitelenemeyeceği ve TCK.nun 509. maddesinde belirtilen suçun unsurlarını taşımadığı, esasen bu fiilden dava da acımadığı gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek TCK.nun 345. maddesi yerine dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre;

a) Tekerrür nedeniyle cezadan arttırım yapılırken hürriyeti bağlayıcı cezanın 12 ay 25 gün hapis yerine 1 yıl 25 gün hapis olarak fazla hükmolunması,

b) 20.6.1960 gün ve 11/13 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.2.1988 gün ve 5-574/43 sayılı ve 8.5.2001 gün ve 8/85-86 sayılı kararlarındaki ilkeler dikkate alındığında, önceki cezanın hürriyeti bağlayıcı ceza olduğu gözetilerek; tekerrür nedeniyle para cezasında yapılacak artırımın 647 sayılı Yasanın 4. maddesinde belirtilen miktarlara göre değil TCK.nun 2. maddesi hükmü de nazara alınarak tekerrüre esas alınan önceki suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin 6. ve 9 fıkralarında belirtilen 300 lira esas alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığa fazla ağır para cezası hükmolunması,

Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 16.9.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

10, Eylül, 2011 Editor tarafından soruldu
...