• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Adi ortaklığın mahkemece feshi

0 oy

 

13. Hukuk Dairesi 2003/1962 E., 2003/4389 K.

  • ADİ ORTAKLIĞIN MAHKEMECE FESHİ

 

"İçtihat Metni"

T.C.
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ 
BAŞKANLIĞI
Sayı :

Esas 2003 Karar
1962 4389 
Y A R G I TA Y İ L A M I 


MAHKEMESİ :F 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :28.5.2002 
NO :844-429 
DAVACI :N S velayeten kendine asaleten E S vekili avukat S G.
DAVALI :K A. vekili avukat E Ç.

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı K A. ve vekili avukat M K. ile davacı E S. ve vekili avukat S. G.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 29.8.2000 tarihinde vefat eden eşi ile davalının işletmek amacıyla birlikte ticari plakalı taksi satın aldıklarını, davalının ehliyeti olmaması nedeniyle aracın trafik kaydı adına yapılan murisin, 16.8.1993 tarihli protokol gereğince, 23.9.1993 tarihinde taksinin yapı hissesini davalıya devrettiğini, bilahare murisin hastanede asistan olarak göreve başlaması nedeniyle memuriyetle bağdaşmadığından 28.7.1994 tarihinde kendi üzerinde kalan ½ hissesini de davalı adına geçirdiğini, ne var ki bu devrin gerçek bir devir olmadığının aynı tarihli bir anlaşma ile hükme bağlandığını, murisin vefatına kadar taksinin hasılatının paylaşıldığını ancak ölümünden sonra davalının, murisin payına düşen kısmı vermediğini belirterek, davalı adına kayıtlı olan ticari taksinin yarı hissesinin iptali ile miras hisseleri oranında kendisi ve çocuğu adına tesciline, murisin ölüm tarihinden dava tarihine kadar taksinin işletilmesinden dolayı davalının elde ettiği hasılatın ½'si olan 1.300.000.000TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 28.7.1994 tarihli noterde yapılan satış sözleşmesi ile taksinin davacının murisinde kalan ½ hissesini 32.000 DM. karşılığında satın aldığını, 28.7.1994 tarihli aslı sunulamayan yazılı belgeyi kabul etmediğini, böyle bir anlaşma yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, aracın tesciline esas 28.7.1994 tarihli noter senedinin iptal edilerek trafikte K A. adına kayıtlı aracın tamamı 8 sehim kabul edilerek, 4 sehiminin davalı K A. 3 sehiminin N S. 'ya bir sehiminin E S. 'ya aidiyetinin tesbitine, tescil isteğinin idari nitelikte olduğundan reddine, aracın üç aylık geliri olan ve davacılar hissesine isabet eden 900.000.000TL.nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, adi ortaklığın varlığını kabul etmekle birlikte, davacının dayandığı 28.7.1994 tarihli haricen düzenlenen "anlaşma" başlıklı belgenin suret niteliğinde bulunması nedeniyle geçerli olmadığın öne sürmüş, murisin kendi uhdesinde kalan ½ payı, bedeli karşılığında kendisine devretmesiyle adi ortaklığın son bulduğunu savunmuştur. Ne var ki temyiz dilekçesinde satış bedeli olarak verdiği 32.000 DM.ın muris tarafından tahsil edilmediğini, bunun yerine ölünceye kadar senet karşılığı ticari otonun çalıştırıldığını belirterek, dava konusu ticari otonun murisin ölüm tarihine kadar birlikte çalıştırıldığını ve hasılatın paylaşıldığını da kabul etmektedir. Her ne kadar davalı, bu hususun adi ortaklıkla ilgili olmadığını, senedin bu şekilde tahsil edileceğine dair murisle sözlü anlaşmaya vardıklarını savunmuşsa da bu savunmasını yasal delillerle ispat edememiştir. Bu durumda murisin ölüm tarihine kadar adi ortaklığın devam ettiğinin ve ödenen miktarların da adi ortaklık kar payı olduğunun ve ayrıca davalının murise verdiği 32.000 DM. senedin de teminat senedi olduğunun kabulü gerekir. Borçlar Kanununun 535.maddesi gereğince ölümle adi ortaklık son bulur. Davacının talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi niteliğindedir. Borçlar Kanununun 538. ve devamı maddelerinde ortaklığın ne şekilde tasfiye edileceği açıklanmıştır. Buna göre şirketin borçları ödendikten sonra ortakların her birinin şirkete yaptığı avanslarla şirket için yapılan masrafları ve sermayeleri iade olunduktan sonra bir şey kalırsa bu kar ortaklar arasında bölüştürülür. Mahkemece adi ortaklık ile ilgili hesaplar istenmeli, tarafların uzlaşıp uzlaşamadıkları saptanmalı, uzlaşamamaları halinde karara en yakın tarihteki, adi ortaklığa ait olan aracın değeri tesbit edilerek, ortaklığın aktif ve pasif ayrıca murisin ölüm tarihi ile dava tarihi arasındaki gelir ve giderler de gözetilmek suretiyle tasfiye gerçekleştirilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 14.4.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye

 

17, Eylül, 2011 Editor tarafından soruldu
...