• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Kanunla hazineden belediyeye geçen yer, mera, tapu iptali ve tescil

0 oy

 

14. Hukuk Dairesi 1994/9923 E., /673 K.

·  KANUNLA HAZİNEDEN BELEDİYEYE GEÇEN YER

·  MERA

·  TAPU İPTALİ VE TESCİL

"İçtihat Metni"

T.C
Y A R G I T A Y
Ondördüncü Hukuk Dairesi

E. 1994/9923
K. 1995/673
T. 27.1.1995


ÖZET: 3194 sayılı Kanunun 11/son maddesi ile getirilen "hazırlanan imar planı
sınırları içindeki.... meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını
kendiliklerinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen
kullanım amacına konu ve tabi olurlar" kuralının, onaylanmış imar planında
genel hizmetler dışında bir amaca ayrılmış olması halinde, çıplak mülkiyeti
Hazineye ait olan meraların belediyeye terkininin ve özel mülkiyet olarak
belediyeye geçmesinin mümkün olmadığı şeklinde anlaşılması gerekir. Bu
durumda, böyle bir yerin belediyece satışına da olanak yoktur.

Bu bağlamda, başlangıçta mera olarak sınırlandırılan parselden, önce ifraz,
sonra özel mülkiyet konusu başka parsellerle tevhid ve daha sonra tekrar
ifraz edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazdan bir kısmını belediyeden
satın alan davacının açtığı tescil davasında, mahkemece yapılması gereken iş,
öncelikle nizalı yerin başlangıçta mera olarak sınırlandırılan taşınmaz
içinde kalıp kalmadığını saptamaktan ibarettir. Taşınmazın tevhid ve
ifrazlardan önce mera olarak sınırlandırılan ana parselde kaldığı tesbit
edildiği takdirde, aslı mera olan yerin belediyenin özel mülkü haline gelmesi
ve dolayısıyle de satışı mümkün olmadığından, davanın reddi gerekir.

Nizalı yerin mera parseli dışında kaldığı saptandığı takdirde ise; Hazine
adına kayıtlı olduğu da gözönünde bulundurulmak suretiyle, taşınmazın 775
sayılı Kanun hükümleri uyarınca doğrudan belediyelere geçen yerlerden olup
olmadığı araştırılmalı ve belediyelere geçen yerlerden olduğunun anlaşılması
halinde, hukuken geçerli bir satışın sözkonusu olabilmesi için; belediye
meclisinin kararı ile, encümence açık artırma yoluyla satışa çıkarılarak en
yüksek fiyat verene ihale edilmiş ve bilahare ihaleyi kazananla belediye
başkanı arasında noterden sözleşme yapılmış olması gerektiği düşünülerek,
varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.


(775 s. Gecekondu K. m. 3)
(3194 s. İmar K. m. 11/son)

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.9.1992 gününde verilen dilekçe
ile satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan
duruşma sonunda, davanın kabulüne dair verilen 9.3.1994 günlü hükmün
Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle;
süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten
sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:

1335 sayılı parsel başlangıçta mera olarak sınırlandırılmışken bilahare üçe
ifraz edilerek 5017, 5018 ve 5384 parsel numaralarını almıştır. Bunlardan
5384 numaralı olanı, dosyadan anlaşıldığına göre özel mülke konu diğer
parsellerle önce tevhid, sonra ifraz yapılmak suretiyle tekrar parsellere
ayrılmış, 122 ada 1 parsel sayısı ile ve arsa olarak Hazine adına 15077 m2
yüzölçümüyle yazılmıştır.

Bu parselin içinden nizalı kesimi belediye meclisi Osman'a satması için
encümene yetki vermiş, encümen de 122 ada 1 parselin 10 dönümünü bu kez Osman
ile belediye meclis üyesi Sami'ye satmayı kararlaştırmıştır. İşte davacı
Osman, 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satın aldığı 10 dönümlük kesiminin
Hazine adına olan tapusunun iptali ile ifrazen adına tescilini istemiştir.

Yerel maheme davayı kabul etmiş; hükmü, Hazine temyize getirmiştir.

Dosya kapsamıyla 1335 parsel sayılı taşınmazın aslının mera olduğu sabittir.
Bu taşınmazın örneği, dosya içerisinde bulunmamakla birlikte bir belediye
meclis ve encümen kararı ile ve akar haline getirilmek amacıyla belediyenin
özel mülküne dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Bunu takiben de belde ihtiyacını
karşılamak için benzin istasyonu yapılmak üzere, meclis ve encümence karar
alınmak suretiyle davacıya satılmıştır. Bu işlemlerin tekemmülünde de
taşınmazın imar içerisine alınıp, 3194 sayılı İmar Yasasının 11. maddesinin
son fıkrası uyarınca bu yerin meralıktan çıkartılması yönteminden
yararlanıldığı sezilmiştir.

Her ne kadar 3194 sayılı Kanunun 11/son maddesi "hazırlanan imar planı
sınırları içindeki... meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını
kendiliklerinden kaybederek onaylanmış imar planı kararı ile getirilen
kullanım amacına konu ve tabi olurlar" hükmünü amir ise de; bu kuralın
Danıştay Birinci Dairesi'nin 10.2.1989/326-19 sayılı mütalaalarında da
vurgulandığı üzere, "İmar planı sınırları içinde meraların, planın onayı ile
birlikte hukuki bakımdan meralık niteliğini yitireceği, bu yerlerden genel
hizmetlere ayrılanların belediye veya özel idareye bedelsiz terkinin
gerekeceği, genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek bir amaca
ayrılan yerlerin onaylanmış imar planı ile getirilen kullanma amacına konu ve
tabi olacakları, ancak bu durumun meralardan elde edilen yerlerin belediyeler
adına tescili gerektirmiyeceği" biçiminde anlaşılması gerekir. Başka bir
anlatımla meralar, onaylanmış imar planında genel hizmetler dışında bir amaca
ayrılmışsa, belediyelere terkini sözkonusu olamaz. Bu nedenlerledir ki,
çıplak mülkiyeti Hazineye ait olan meraların özel mülk olarak belediyelere
geçmesi mümkün değildir. O halde böyle bir yerin belediyece satışı da
düşünülemez.

Bu durumda mahkemece öncelikle yapılacak iş; 1335 sayılı mera parseliyle,
tevhid ve ifraz gördüğü parselleri önceki durumlarıyla birlikte gösteren
kayıtlar ile paftadan yararlanmak suretiyle uzman bilirkişi aracılığıyla,
çekişmeli yerin, tevhid ve ifraz öncesinden hangi parselde kaldığını tesbit
etmek ve denetime elverişli bir kroki düzenletmek olmalıdır.

Bu inceleme sonunda, çekişmeli kesimin mer'a olarak sınırlandırılan ve daha
sonra 5017, 5018 ve 5384 numaralı ifraz gören 1335 sayılı parsel içersinde
kaldığı belirlenirse, yukarda açıklanan sebeplerle, aslı mera olan bu yerin
belediyenin özel mülkü haline getirilmesi mümkün olamıyacağından davanın
reddine karar verilmelidir.

Çekişmeli yerin mera parseli içersinde kalmadığının saptanması halinde ise;
taşınmazın Hazine adına tapulu bulunduğu gözönüne alınarak, bu Hazine
arazisinin 775 sayılı Yasanın 3. maddesi hükmü uyarınca doğrudan belediyelere
geçen taşınmazlardan olup, olmadığı üzerinde durulmalı ve belediyelere geçen
yerlerden bulunduğunun anlaşılması halinde de, belediye meclisinin kararı
üzerine encümence açık arttırma yoluyla bu yerin satışa çıkartılması, en
fazla fiyat verene ihale edilmesi, ondan sonra da, ihale üzerinde kalan kişi
ile belediye başkanının noterden sözleşme yapması gerektiği değerlendirilmek
suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır.

Bunlar yapılmadan eksik inceleme, araştırma ve uygulamayla karar verilmesi
doğru görülmemiştir.

S o n u ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle
hükmün (BOZULMASINA), 27.1.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

24, Eylül, 2011 Editor tarafından soruldu
...