• Kayıt

Ferağdan itibaren 30 gün içinde tebligat, kapama meyve bahçesinde değer tespiti

0 oy

18. Hukuk Dairesi 1997/9400 E., 1997/11554 K.

·  FERAĞDAN İTİBAREN 30 GÜN İÇİNDE TEBLİGAT

·  KAPAMA MEYVE BAHÇESİNDE DEĞER TESPİTİ

"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki
bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı taşınmazın ferağını 14.11.1996 tarihinde vermiş olup bu tarihe
göre henüz 30 günlük hak düşürücü süre geçmeden davacıya usulüne uygun olarak
25.11.1996 tarihinde tebligat yapılmıştır.
Bu durum, 24.6.1994 gün ve 1993/3-1994/2 sayılı Tevhidi İçtihat
Kararının sonucuna sıkı sıkıya bağlı olan gerekçesinde öngörülen; ferağ
tarihinden itibaren 30 gün içerisinde, dava açma süresi henüz sona ermeden,
davacıya tebligat yapılmış olması sebebiyle "davalı idarenin yanıltıcı"
davaranışı olgusunun gerçekleştiğinin kabulünü gerektirir. Bu nedenle davanın
süresinde açıldığının kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu taşınmaz 7604 m2'den ibaret olup takdir komisyonu raporuna
göre üzerinde toplam 1010 kavak, 117 kayısı, 42 söğüt bulunmaktadır.
Kamulaştırma sebebiyle bedel artırım davalarında yerleşmiş uygulama,
üzerinde kavak veya meyveli ağaç bulunan taşınmaz veya taşınmaz bölümleri,
kapama kavaklık veya kapama meyve bahçesi olarak net gelirine göre, zemini
ve üzerindeki ağaçları kapsamak üzere değerlendirilir.
Bu nedenle mahkemece kavakların ve kayısı ağaçlarının taşınmaz
üzerinde kapladıkları alanlar ayrı ayrı saptanıp bunların kapama kavaklık
veya kayısı bahçesi olarak değerlendirilmeleri, taşınmazın çevresinde
oldukları anlaşılan söğüt ağaçlarına da ayrıca değer verilmesi suretiyle
sonuca varılmak üzere, münavebeye alınan ürünler ile kavak ve meyve
ağaçlarına ait dekar başına ürün miktarı, üretim maliyeti ve satış
fiyatlarını gösterir resmi veriler getirtildikten sonra bilirkişi kurulundan
ek raporlar alınmalıdır.
Zeminin ve ağaçların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle fazla
değere hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Takdir komisyonunun bu yanlış yöntemi uygulamış olması mahkemece aynı
yöntemin uygulanmasını gerektirmez.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı
şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde
olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.12.1997 gününde
oybirliğiyle karar verildi.

 

25, Eylül, 2011 Velevki tarafından soruldu
...