• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Kar payı alacağı, muacceliyet

0 oy

11. Hukuk Dairesi 2002/2822 E., 2002/5776 K.

  • KAR PAYI ALACAĞI
  • MUACCELİYET

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.11.2001 tarih ve 2000/313-2001/510 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.06.2002 günde davacı avukatı geldi davalı avukatı tebligata rağmen gelmedi temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12.10.1998 tarihli ÖYK (Özelleştirme Yüksek Kurulu) kararı ile özelleştirme kapsamına alınan davalı şirketin 21.10.1999 tarihli genel kurulunda 1998 yılına ilişkin kârın 25.10.1999 tarihi itibariyle dağıtılmasına karar verildiği halde müvekkilinin kâr payının 29.12.1999'da yatırıldığını ileri sürerek, 25.10.1999-29.12.1999 arası (5.303.625.600)-lira anaparaya dönüşen alacak ve (103) günlük gecikme faizi toplamı (6.367.297.179)-liranın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kâr dağıtım kararının ortağa talep hakkı verse de müvekkili yönünden ödeme yükümlülüğü doğurmayacağını hisselerin hamiline olmasından dolayı ödeme için ibrası gerektiğini, davanın dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, şirket kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kâr payının davacı ödemenin hamiline yazılı hisse senetlerine ilişkin kuponları ibraz ettiği tarihte ödendiği, davacının ihtirazı kaydı olmadığından BK'nun 88 ve 113.maddeleri uyarınca alacağın tüm fer'ileriyle birlikte söndüğü, ortağın kâr payı talep hakkının hamiline yazılı hisse senedini ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, yapılan ödemenin gerçek kâr payı alacağını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl borcun ödeme veya başka bir nedenle sona ermesine bağlı olarak fer'i hakların düşmesine ilişkin BK'nun 113. maddesi hükmünün uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmasa da, davalının davacıya hamiline yazılı hisse senetlerini ve kâr payı kuponlarını ibraz ettiği tarihte muacceliyet kazanan kâr payı ödeme borcuna ifa etmiş olması karşında yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin alınmasına mahal olmadığına, 4.960.000-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 04.06.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

14, Ekim, 2011 Velevki tarafından soruldu
...