• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Yalan beyanda bulunmak

0 oy

 

11. Ceza Dairesi 2006/5715 E., 2006/8294 K.

"İçtihat Metni"

Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık A….'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 343/2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2006 tarihli ve 2004/236 esas, 2006/86 sayılı kararını, dosya kapsamına göre, sanığın 27.12.2003 tarihinde, şüpheli hareketlerinden dolayı polis memurlarınca yapılan üst araması sırasında, esrar maddesi yakalanması üzerine kardeşi Yılmaz'ın kimlik bilgilerini bildirdiği ve yapılan parmak izi incelemesi ve arşiv kayıtları karşılaştırmaları sonucunda gerçek kimliğinin belirlenerek, yalan beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi delaletiyle, aynı Kanun'un 267/1 ve 269. maddeleri kapsamında kaldığı ve sanık lehine olduğu gözetilmeden, 765 sayılı Kanun'un 343/2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 206. maddeleri karşılaştırılarak, daha lehe olduğundan bahisle 765 sayılı Kanun'un 343/2. maddesi gereğince hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.07.2006 gün ve 33890 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 12.09.2006 gün ve YE.2006180209 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

Dosya içeriğine göre; olay tarihinde şüpheli hareketlerinden dolayı kolluk görevlilerince esrar maddesi ile yakalanan hükümlünün gerçekte var olan kardeşi Yılmaz'ın kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle, kimliği hakkında resmi merciilere yalan beyanda bulunmak olarak belirlenen eyleminin, 5237 sayılı TCK. nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesi kapsamında kaldığı, yeni TCK. nun 206. maddesinin bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişilere ait olması halinde uygulanabileceği, bu nedenle hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 343/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 267/1 ve kovuşturma evresinde hükümden önce iftiradan dönülmesi nedeniyle 269/3-a maddelerinin karşılaştırılması suretiyle lehe sonuç doğuran 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulması gerekirken 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı şekilde 765 sayılı Yasanın 343/2. maddesiyle hüküm kurulması isabetsiz olup yasa yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde bulunduğundan Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2006 gün 2004/236 esas, 2006/86 sayılı kararının BOZULMASINA, mahkemenin kabulü ve takdiri gözetilerek hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK. nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1 maddesine göre 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına.

Kovuşturma aşamasında hükümden önce iftiradan dönmesi nedeniyle cezası aynı yasanın 269/3-a maddesi uyarınca 2/3. oranında indirilerek 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 

5237 sayılı Yasanın 53/2. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı yasanın 51/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 18.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

15, Ekim, 2011 Editor tarafından soruldu
...