• Kayıt
TurkAvukatlar.com'a hoşgeldiniz. Hukukla ilgili sorular sorabilir ve avukatların cevaplarını alabilirsiniz.

Kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik, zilyetliğin şartları

0 oy

 

8. Hukuk Dairesi 2003/2571 E., 2003/4031 K.

  • KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI VE ZİLYETLİK
  • ZİLYETLİĞİN ŞARTLARI

 

"İçtihat Metni"


Tevfik ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair K 4.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 19.12.2002 gün ve 531/1016 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, mirasen intikal taksim ve kazanmayı sağlayan 60-65 yıllık eklemeli zilyetliği dayanarak 5981 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 
Mahkemece,davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 
Dava konusu 5981 parsel, 04.09.1991 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları esnasında Şeyh Oğlu İsmail 'in işgalinde bulunduğu açıklanmak suretiyle, 28.05.1957 tarih ve 86 nolu tapu kaydı kapsamında kalması sebebi ile tarla vasfında A Vakfı adına tespiti yapılmıştır.
Davacı kazanmayı sağlayan tespit öncesi zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteminde bulunmuş, mahkemece, taşınmazın davalı vakfa ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapunun K l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.1956 gün l955/242 esas ve 1956/2 karar sayılı ilâmı ile oluştuğu, sözü geçen bu ilâma göre komşu olarak davacı ve murislerinden bahsedilmediği, şayet o tarihlerde davacının ya da murislerinin zilyetliği olsa idi bahsedilmesi gerektiği,yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının l931 ve 1938 doğumlu olmaları sebebi ile 1950'li yıllardaki zilyetlikten bahsetmelerinin inandırıcı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, tespit dayanağı 28.05.1957 gün ve 86 sıra nolu tapu kaydı K l. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.01.1956 gün 1955/242 esas ve 19562 karar sayılı tescil ilâmı ile oluşmuş ve krokilidir. Krokiye göre tapunun güney sınırı eski İ caddesi göstermektedir. Mahkemece 27.02.2002 ve 08.11.2002 tarihlerinde yapılan keşifler esnasında fenni bilirkişiler tarafından bu tapu kaydı ve krokisi yerine uygulanmış, fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 28.02.2002 günlü harita ve Kadastro Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.11.2002 günlü bilirkişi raporlarına ve krokilerine göre davaya konu taşınmazın eski İstanbul yolunun güneyinde kaldığı ve tespit dayanağı tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı açıklanmıştır. Yine keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davaya konu taşınmazın kuzeyinden geçen yolun eski İstanbul yolu olduğunu sınırların hiç değişmediğini, taşınmazın 1939 yılından beri önceleri davacının murisleri daha sonra da davacı tarafından kültür arazisi olarak tasarruf edildiğini bildirmişlerdir. 
Mahkemenin ret gerekçesi toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Davaya konu taşınmazın tespit dayanağı tapu kapsamı dışında kaldığı ve davacı yararına 3402 sayılı yasanın 14. ve dava gününde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 639/1. maddelerinde hükme bağlanan zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği davacı tarafça kanıtlanmış bulunduğuna göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı düşünce ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA ve 7.900.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

27, Ekim, 2011 Farzı_Muhal tarafından soruldu
...